<ŞÜKEYRA-2 (DÜŞE MERSİYE) - CENGİZHAN KONUŞ / Peltek DeRvİş... - Blogcu



CENGİZHAN KONUŞ / Peltek DeRvİş...

7/6/2009 - ŞÜKEYRA-2 (DÜŞE MERSİYE)


Şükeyra…

Unutmuş olmalısın suyu yıkayan kanı. Kanı bulandıran suyu. İnce bir çizgi çekip yeryüzünün cezm’i ile yüzünün harekesi arasına, yaşayan ve yaşamayan, susan ve dillenen, ağlayan ve ağlatan her cümleyi bir çırpıda yakmış olmalısın. Hicap aynasında aynı’nı gösteren yol bulununca, alın kaderin teriyle yıkanınca ve ferman papirüslerine damlayan mürekkep erkenden dağılıp hiç olmamışçasına yok olunca, aşkla kalbi düş bitiminde yırtmış olmalısın. İsmin karanlığında günleri mi kaybettin de adımların sana yok susuyor?

 


Şükeyra…

Yağmura kaldı bastığın toprağı bir damlayla nefeslendirip teyemmüme sebep olmak. Güne karışınca gece, geceye yol verince ay karanlığı, imdat sesli uykuya karıştı rüya. Rüyanın çatladığı yerden sızan uğultulu güzellikle uyandın; parmaklarında izim. Bir sen kaldın içinden bîhaber düş. Bir ben kaldım aşk deyip kalemi kırınca esmeye değil yağmaya çalışan rüzgâr. Bir biz kaldık, ortasından esre geçmeyen isimleri hayata siper eden deliler. Deliliğin delili olmaz ve aşk varsa suç değildir delirmek. Bir kere de ağla tırnaklarının perdeyi yırtışına. Oysa sen aşkın hayâsı değil miydin? Aşk dendiğinde kendinden hayâ edilen ışık sendin de kalbine dokununca ellerim neden ağladın? Boydan boya savur ölüye sarılmadan yırtılan kefeni denizin üstüne çarşaf diye. İçimden giderken yalnız kalmazsın böylece.

 


Şükeyra…

Kan tuttu hikâyenin ortasında gölgemin perçemini. Şehirlerin soluğuyla kusarken aynaların paramparçalığı kalbimi kırdı. Boğazımda son nefes gibi kaldı adın. Niyet akıbete galebe çalarken, aşkın masumiyeti masalı ağlatacak kadardı. Bak bakalım yağmura karışan nefesim hâlâ sen mi kokuyor? Düş geçilir saçlarının kıyısında ağlamazsam. İstasyonlarda vadesi biter solmaz vaatlerin. Ezeli olan kadar ebedidir yüzünün beyazlığına bağışlanan aşkın yüzünün suyu. Bu güne kadar susarak ezberlettin gülüşünü de, kaç kelimeden ibaret suskunluğumun şeddesi diye hiç düşündün mü? İçinde ölen bir cesetti umut; mezar taşlarında adı kaldı aklının. Oysa delirmekten zanlıydı delirmeye alamet gözlerin. Bir bakışı bir bakışa eklemeden kendiyle baş başa kalamaz mı aşk? Yoksa günah, bir’de karar kılıp üç’e uğramadan yapamayan mı?

 


Şükeyra…

Aydınlıkları kuşanıp çıkmayı umut ettiğim yolları karanlıklar altında, köhne şehirlerin caddelerini yakarak geçtim. Sis düştü kirpiğime içimin ağrısından. Yolumu bulamadım düşün derin çizikleri ve kalbin kırıkları arasında. Oysa şehirlerarası yalnızlığıma gülüşün kadar sıcak cümlelerinle kül gibi yağsan, yağmur çıplaklığının bulut grisi kederinden sıyrılacaktı arkamda bıraktığın gözlerim. Aşkın yetim sefer sayılı yollarında yönünü şaşırmış kimsesizlik örtmedi gözlerimdeki pas tutmuş denizi. Öte yanda yarasından ağladı kendi içine dert olan dert. Yine de kirletmedim yüzümü hüzünle. Yine yağmur yağsın dudaklarıma sağanak sağanak dedim. Tufanlar kopsada yanağımın sen çukurluğunda dolunaydan tuttuğum ellerinin serin gecesinin yıldızları kıyamet nidasıyla dürülmesin istedim. Senin şehrinden geçen yolların yolculuğu aşka mâl olmasın istedim. Rengi kallavi ağıtların tozunu yuttum da gözyaşımı kusamadım. Ben seni doğurmaya çabalarken, içindeki varlığımla nasıl dönemedi saçların bana?

 


Şükeyra…

Nabzım parmak uçlarıma denk düşmedi, sayamadım nabzımın yol boyunca dakikada kaç ölüm miktarınca attığını. İçimin sökülmüşlüğünü ellerinle diksem yine sızlar mı acıyı tam canıma dayatan yanlarım? Kendimi terk ettiğim sokaklar çıkmazsa artık ve şimdi, kendine çıkmayan aşka nasıl gidilir? Ayrılık kadar büyük ağlayıp kavuşmak kadar güzel sustum. Otobüs terminalleri gibi yalnız ve yol’suzdum. Duraklarda örttüm arkamdan seslenmeyen ses/sizliğin/i. Azaldım, eksildim. Yokluğunu adını adım bilen şehirlerin iyimser çocuklarına anlatamadım. Karanlığı kucaklarken uykusuzluğum, hangi yağmurun rüyasına yattın da ayak sesimin gürültüsüne rağmen uyanamadın? Yolların simsiyahlığını aşkla çarpınca yine biz kalırız biz’den değil mi?

 


Şükeyra…

Ben yine yollarda… yollarda… dudaklarım sırılsıklam… çünkü yağmur var yollarda…

 

 

CENGİZHAN KONUŞ

2009/HAZİRAN 7

Yorum yaz!

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket
<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

Hakkımda

MEVLANA YALNIZI KENTLER...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

    Arkadaşlarım

    ogzulmart
    zerdustle
    halbarad
    Blogcu Yardım
    siiryarismasi
    yagmuradam22
    aselonya
    blueanger
    asligulerr
    dilemme
    esma aydın
    kuyuyatasatanlar
    tiyatroistanbul
    ilhamiturk
    alasnara
    kepikec
    aslı izgi
    narisevdafm
    BAŞBUĞ ALPHAN
    pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" src="http://www.poqbum.com/Files/FlashClock/myclockguts7na.swf" width="340" height="210" wmode="opaque" type="application/x-shockwave-flash" quality="high">