<CENGİZHAN KONUŞ / oradayım... - Blogcu



CENGİZHAN KONUŞ / oradayım...

24/11/2009 - ŞÜKEYRA-9 (YALNIZLIK KADARDI AŞK)

 

İntizarı yaşanan aşkın iftihar tablosunda adı geçmez terk edenin. Çünkü kalmak affettirir her şeyi. Hükümsüz bir kaybediş olsa da giden için ayrılık, bütün kalanlar kalanındır. Sayfalarca dökülünce aşktan azade düşler, hiçlikle yazılır gidenin adı. Kalan sadece kalmakla kalmaz kahramanı olur kaybedilmiş bir aşkın.

 

Yokluğunda varlığını kustum. Var olacak kadar senken, yok olacak kadar bendi ruhum. Canı yanan şarkılara adını ezberleterek geçerken gecenin içinden, söylenmemiş kelimelere ayırdım kalbimin orta yerini. Yalnızlığın dağınıklığına sonbahar dediğimde kuşlar çoktan göç etmişti yalnızlığımdan. Eskiyerek yenilenmeyi bilmeyendi aşk. Celladına gül sunan şehrin son ağıtıydı çehren Şükeyra. Seni sevdiğim kadar kimseye ağlamadım ben. Korkaklığımla hecelerken aşkı yağmalanmış sızıları öptüm bağrından. Yoruma muhtaç hayatımı azat et, çöz beni kendime.

 

Acınası bir dünyanın aşk merhametsiziydi kelimelerin tadında yanan düşler. Düşüp durdum iç kanamalar boyu bu yüzden. Aklıma esen deliliğimdi de delirmek aşkın savunulurluğunu telafi etmiyordu. Sesimin ardında hıçkırıklar biriktirdim, alnımda kaderimin çiziklerini… Yaşanılası her acının ortasına şedde vurandı buğusuna yandığım sesin. Soluksuzluğumun haritasında aşkın adresini yitirdim. Eksik kaldım kendime, gidip dönemeyen kaderime… Acıya bölüne bölüne tamamladım aşkı Şükeyra. Yamadım yırtılmışlığımı gözyaşımdan arta kalan gitmelerle.

 

Aklımdan zoru var aşkın, delirmeye niyeti Şükeyra. Tenine uygunsuz libas kadar usulsüzüm yalnızlığına. Yağmura karışan yüzümün ayna kırıklığını onaramadım. Ellerime yakışmadı karanlığın siyahı gözlerime yakıştığı kadar. Kalmanın bin beter vebalini yüklenirken omuzlarım, dara düşen yanlarımı eklemedim çaresizliğe. Soluksuz bir güne yoldaş ederken gözümü, bakışlarıma düşen hayaline bozgunu öğretmedim hiç. Sevdiğin kadar çok’um, üzgünlüğün kadar az’ım Şükeyra. Azan hiçbir yaramda adın geçmesin diye merhem bilmezliğimi avuttum. Yazarak ağlattığım cümleleri bilmediysen yaz beni güzelliğini oluşturan harflerle. Kasten yanmış  mektuplara düşmemişse kokun, kokunu getirecek rüzgârlara yenilmeye razıyım.

 

Bu yüksekler çok uçurum Şükeyra. Düşersem düş’müş olurum. Yenilir kanatlarım aşkın bozgun yanına. Kaç Şükeyra, bu fırtına kahrımdan esiyor. Bir kente sırtını dayayan denizin uğultusu kulağımın örsünü döverken, ‘’bütün gemileri yakıp yaktığım ateşlerde bende yanarken’’, testide üşüyen suyu aşkın guslüne katarken, gözlerinin hecelenmemiş karanlığını içime çekerken sevdim seni ben oysa. Yolcuydum zamanın içinde. Yolun, yolcunun ve zamanın bir olduğunu bildiğimde sevdim seni ben. Aşkın emaresiydi seni çok seviyorum’un azlığa denk düşmesi. Kalbin giz bahçelerinde çoğalan yangının azlıkla hemhâl olarak artması bundandı. Vurgun yiyen bahara yağmur düşmezdi. Aşk yenilmedi bu yüzden bir kez daha. Eşiğine düşmüş alnımdan yazgım akarken susmayı diledim. Dileğimden yıldız kaydı uğruna. Cehenneme düştü ateşle sınanan aşkın anlamı. Yandığım kadar yanacaksan bende, ben kim olacağım sende o zaman Şükeyra?

 

Yüzümün yıkıma hazırlandığı mevsimlerde çırılçıplak kalbimin çığlıklarını duymadan doğurdum aşkı; dünden eksik kalmış hâliyle. Kentler akşamlara çevirirken bahtını, kırılmışlığımla topladım parçalarımı. Usulca ağlarken paslandı gözyaşım. Nereye dönsem içimi, çoktan gitmiştim oradan. Sağalttığın her yarayla beraber biraz daha azaldım Şükeyra. Yarına hep dün kaldım. Geçip gitmeyen kahrın gidemeyeni bendim bu masalda. Onarılacak yanı kalmayan aşkın tövbekarı yine aşktı. Türküsüz kalan sesime çığlık çok gelir bu baharda Şükeyra.

 

Öğrettiğin bütün yenilgilerde önce gece indi saçlarımın üstüne. İçinden geçtim de jilet kesiği bileğinde kaldım aşınmış kalbinin. ‘Sabaha daha çok var’ oldu ellerinin kimsesizliğine sığındığımda. Denizi gri limanlara yanaşmadı senin dolunay flamalı gemilerin. Yolcusuzluğuma uğramadı terminal kasvetini uğurladığın otobüslerin. Oysa aşkın bilemediği senin sustuğundu: Yazgımdı itirafın. Yanmaya meyilli yüreğinin raylarına uzanıp kaldı cesedim yoluna ölmek uğruna. Aşkın sınırında mayınlara çarptım gövdemi ellerinin de hududu varmış diyebilmek için. Silemedim uykunu gözlerimden. Sensizlik kadar büyüdüm senden uzaklaştıran her adımda. Aşkın gözaltı süreciydi yalnızlık, son nefesimin vakti geldiğinde büsbütün yalnızlaşacağım sana.

 

Harf harf çoğalan susuşların keder komasındayken solunum cihazları yetmedi aşka. Yamalı gülüşler tünedi dudağımın sol yanına. Tercümesizdi susulanların söyledikleri. Yağmurlar sağanaklaşırken saçlarında, o yağmurun bir damlasında sıcaklığından uzak ellerimi yıkamayı özledim, ve dedim; bir daha özlersem seni kan sıçratacağım aklıma kefenle Şükeyra. İnanmadığım aşk olurken yavaş yavaş, inanmaya yüz tutmuşken olmama ihtimaline ve inanmışken kokuna, çok değil miydi gidene merhaba demek? Yorulmuşluğuma yolundan başka kılıf nasıl uydurulur?

 

Aşk güzelliğine yapılmış bir misillemeydi Şükeyra oysa. Sabahı olmayan kentin akşamında soluklanmaktı çehrenin renginin anlamı. Hesapsız ihtilaller gibi ağırdı saçlarına dolanan rüzgâra yığılmanın bedeli. Belkide ışığına ulaşamadığım beyazlığına mahşer vadeli borcumdu seni sevişim. Al toptan ödedim seni sana Şükeyra. Susuzluğumu çoğalttı bedenime gömülen her yara. Üsüdü sana söylenmesi gereken hoşça kal’lar korunaksız darp izlerimin kıyısında. Ayaza tutulan umutlarım kadar çürüdü parmaklarım dokunmadığından. Derinleşti çığlığım içime doğru. Ağlamayı bilseydim avunur muydum ve avutur muydum sensizliğimi? Saymadım kaç gece kokunu tenimde uyuttuğumu ve saymadım kaç sabah vedaları koynunda unuttuğumu.

 

Kabullenilmiş bir ayrılıktı gözlerin. Bu yüzden gemilerim varamadı limanlarına. Kalmaya güç yetiremedi aşk. Sesinin ardı sonbahardı. Susmanı diledim bu yüzden giderken çünkü yaprakların dökülecekti ayaklarımın altına. Ölüm ölümsüz oldu da hayat hayatsız olmadı.

 

Yokluğunu avutacak kadar senim ya, bu defalık hoşça kal Şükeyra…

 

CENGİZHAN KONUŞ

2009/KASIM 23


 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket
<- :: Sonraki Sayfa ->
Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

Hakkımda

Tektip insan ve tektip hürriyet dayattığı için... Köleleşmiş insan modelini iktisadi paketlerle sunduğu için... İnsanı insansızlaştırdığı için ASRI REDDEDİYORUM!

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

ogzulmart
zerdustle
halbarad
Blogcu Yardım
siiryarismasi
yagmuradam22
aselonya
blueanger
asligulerr
dilemme
realesma
kuyuyatasatanlar
tiyatroistanbul
ilhamiturk
alasnara
kepikec
aslı izgi
pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" src="http://www.poqbum.com/Files/FlashClock/myclockguts7na.swf" width="340" height="210" wmode="opaque" type="application/x-shockwave-flash" quality="high">